Ebubekir SOFUOĞLU engagement report
@Ebsofuoglu - 336K followers on X
Measured over 26 original posts from a 30-day window, last computed on October 9, 2026.
Engagement
A typical post picks up 192 interactions against 336K followers, an engagement rate of 0.057%. Measured over 26 original posts, its engagement rate beats 62% of 20,444 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 11K times each, and 1.78% of those impressions turn into an interaction. That is about 3.21% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 1.4 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 77% of days. Most posts go out around 18:00 UTC, and Wednesday is the busiest day of the week. Of the 26 posts sampled, 96% carry an image or video and 15% link out. The account's strongest tracked post pulled 5.5K interactions, about 29x its own typical post.
Measured over 26 original posts from a 30-day window, last computed on October 9, 2026.
Compared with accounts its own size
Ebubekir SOFUOĞLU's engagement rate beats 62% of the tracked X accounts closest to it in follower count (20,444 accounts, accounts of similar size (decile 10 of 10)). A percentile is spread evenly by construction, so 50 really is the middle of that group and 90 really is its top tenth.
On engagement per impression rather than per follower it beats 64% of the same group. When those two numbers disagree, the gap is about how far its posts travel rather than how people react to them.
Where this sits in the catalog
At 0.057%, Ebubekir SOFUOĞLU sits above the 25th percentile of the 204,880 accounts in this comparison. That places it in the below the median band, which runs 0.024% to 0.143%.
Show the percentile table
| Percentile | Engagement rate |
|---|---|
| 10th percentile | 0.004% |
| 25th percentile | 0.024% |
| 50th percentile | 0.143% |
| 75th percentile | 0.678% |
| 90th percentile | 2.55% |
| 99th percentile | 82.4% |
This ruler is the whole measured catalog, not a size-matched group: it shows where the raw rate falls across every account we can measure, all of which are large. For a like-for-like comparison, read the size-band percentile above instead. See how the bands are built
Posting timing
This account posts most often around 18:00 UTC, and Wednesday is its busiest day of the week. The bars below are the catalog-wide pattern, with this account's own busiest slot marked. They do not show how this account performs at each hour: we keep one aggregate per account, not one per hour, so that measurement does not exist in our data.
Show engagement by hour posted, utc as a table
| Hour (UTC) | Vs author median | Posts |
|---|---|---|
| 00:00 UTC | -1% | 89K |
| 01:00 UTC | -2% | 90K |
| 02:00 UTC | -3% | 88K |
| 03:00 UTC | -4% | 94K |
| 04:00 UTC | -5% | 76K |
| 05:00 UTC | -4% | 75K |
| 06:00 UTC | -5% | 86K |
| 07:00 UTC | -5% | 93K |
| 08:00 UTC | -4% | 108K |
| 09:00 UTC | -4% | 124K |
| 10:00 UTC | -3% | 129K |
| 11:00 UTC | -3% | 141K |
| 12:00 UTC | -3% | 154K |
| 13:00 UTC | -3% | 167K |
| 14:00 UTC | -4% | 173K |
| 15:00 UTC | -2% | 176K |
| 16:00 UTC | -3% | 171K |
| 17:00 UTC | -3% | 159K |
| 18:00 UTC | -2% | 149K |
| 19:00 UTC | -2% | 141K |
| 20:00 UTC | -1% | 131K |
| 21:00 UTC | 0% | 116K |
| 22:00 UTC | -2% | 100K |
| 23:00 UTC | -1% | 90K |
Show engagement by day of week as a table
| Day | Vs author median | Posts |
|---|---|---|
| Sunday | +5% | 393K |
| Monday | +1% | 483K |
| Tuesday | -2% | 520K |
| Wednesday | -3% | 472K |
| Thursday | -2% | 430K |
| Friday | -3% | 447K |
| Saturday | +2% | 393K |
Formats this account uses
Its own posting mix on the left, and what each of those formats does across every account we track on the right. Only formats where the effect clears our publish test appear here, so an empty row is a format we could not measure rather than one that does nothing.
| Format | This account | Catalog effect | 95% interval | Accounts behind it |
|---|---|---|---|---|
| Image or video | 96% of posts | +111% | +108% to +115% | 34K |
| Outbound link | 15% of posts | -41% | -42% to -40% | 32K |
| Typical length | - | +15% | +14% to +16% | 32K |
- 96% of this account's sampled posts carry an image or video. Across the catalog, posts with an image or video run 111% above the same accounts' other posts.
- 15% of its posts carry a link off X. Across the catalog, posts with an outbound link run 41% below the same accounts' other posts.
- Its average post runs 1527 characters, which falls in the over 280 characters band. Across the catalog, posts over 280 characters run 15% above the same accounts' other posts.
These are catalog-wide differences applied to this account's own posting mix, not a measurement of how each format performs for this account specifically. We keep one median per account, not one per format per account, so the second thing is not something this data can tell you.
Best tweets
- Oct 6, 202629x their median
Adı üstünde Diyanet Kurumu topluma, İslam dininin ilkelerini öğretmek için tesis edilmiştir. Bu ilkelerin en önemlilerden bir tanesi de Harem-Selamlık düzenidir. Yani kadın erkek ihtilatına dikkat etme kuralıdır. Bu kuralı bizzat Diyanet, Diyanet TV'deki uygulamasıyla ihlal ederse, bu ihlali düzeltecek kurum hangisidir acaba? Şimdi soruyorum; Bu programa katılan gençler, bu oturma düzenini rastgele kendileri mi seçtiler yoksa onların bu şekilde oturmalarını oradaki yetkililerden birileri mi sağladı. Yetkililerden birileri sağladıysa, bu yetkili/yetkililer adeta özellikle dikkat edercesine bir kız-bir erkek, bir kız-bir erkek şeklinde oturma düzenine hangi amacı düşünerek karar verdi?
- Oct 8, 202617x their median
Bir Veli olarak benim kızımı iki erkeğin arasına oturtacaksın ve ben buna ses çıkartmayacağım öyle mi? Siz Harem-Selamlık düzenini ihlal etmek dışında bu milletin yaşam düzenine müdahale etmiş oluyorsunuz. O kızı zorla iki erkeğin arasına oturtmuş olmakla basbayağı, benim kızımın tercihini ihlal etmiş oluyorsunuz. Tabii ki bu cümle, oturma düzenine orada müdahale edilmiş olma durumunda geçerlilik kazanır. Ancal buradaki gençleri, bu salona serbest bir şekilde bırakmış olsalardı bu gençler, kesinlikle böyle oturmazlardı. Özellikle bir erkek bir kız, bir erkek bir kız şekilde oturtulduğu ihtimali mevcutken ve biz böyle bir ortama sonradan geldik, o ortama müdahale edemedik şeklinde en azından bir beyan beklenirken Diyanetin böyle bir açıklama yapması İslami Harem-Selamlık düzeninin ihlali açısından son derece tedirgin edici bir durumdur. Bir de cemaatlerin kontrolü Diyanete verilsin deniyor. Bu Diyanet bu inancıyla, cemaatleri kontrol etmeye kalkarsa, tüm cemaatlerdeki Harem-Selamlık düzenine şu ekrandaki oturma düzenini ya da buna benzer zihniyeti getirirse her taraf kadın erkek karışık toplantılarla dolmayacak mı? Kadın erkek karışık toplantılarda tanışmalar, yakınlaşmalar olmuyor mu, devamında ileri gitmeler olmuyor mu? Kadın erkek aldatmaların bir numaralı sebebi önce bu çiftlerin birbirleriyle tanışması değil mi? Tanışan kişiler birbirlerini beğendikten sonra daha ileri gitmiyorlar mı? Eşlerini aldatan yüz binlerce çiftler, aldattıkları kişilerle önce tanışmıyorlar mı? Bu tür ortamlar tanışmalara imkan sunmuyor mu? Yoksa çiftler birbirlerini sokakta görür görmez mi aldatıyorlar? Bu aldatma sürecine, hiçbir şekilde tanışmadan mı giriyorlar? Peki bu ortamlar tanışmaların kolaylaştırıldığı ortamlar değil mi? Bunlar biline biline bu şekilde tutumlar nasıl sergilenilebiliyor? Bir de Diyanet, İslam'ın Harem-Selamlık düzenini ihlal ettiği şu toplantıyı marifetmiş gibi nasıl paylaşabiliyor Kaç gündür en az binlerce kişi, bu konudaki üzüntülerini dile getiriyor. Toplumun bu konudaki üzüntülerini dikkate almadan, adeta binlerce insanı umursamadan böyle bir paylaşım toplumun önceliklerine karşı kayıtsızlık olmuyor mu? Yaşadığı toplumun önceliklerine kayıtsız kalına kalına Diyanet bu topluma nasıl hizmet edecek? En az binlerce kişinin bu konuda üzüntülerini ifade etmesine rağmen Diyanetin bunu paylaşması, sizin hassasiyetleriniz benim umrumda değil demek olmuyor mu? Kazara benim çocuğumu böyle bir toplantıya dahil etseler, bunu yapanlar hakkında her türlü yasal hakkımı kullanırdım. Çocuklarını o şekilde oturttuğunuz ailelerden, özellikle kız çocukların velilerinden izin aldınız mı? Bu milletin çocuklarını, neye dayanarak bir erkek bir kız, bir erkek bir kız şeklinde oturttunuz. Bu oturma düzenini, üstelik bir de paylaşmak suretiyle siz bilerek mi yapmış oldunuz? Bunu yaparak neyi hedefliyorsunuz? Benim kızımı ya da oğlumu bir erkek bir kız, bir erkek bir kız bir şekilde oturtan kişilerden meşru zeminde her türlü bunun hesabını sorardım. Çocukların yaşları her ne kadar reşit de olsa bu oturma düzeni velilere sorulmuş olsaydı velilerin en az yarıdan fazlası buna kesinlikle karşı çıkacaklardı? Ya da oradaki gençlere de sorulmuş olsaydı onlar da bu oturma düzenine şiddetle karşı çıkacaklardı? Bu oturma düzeninin bu şekilde tespit ederek, bunun üzerine bu yetmiyormuş gibi yaptığımız çok doğru şey dercesine bir de bunu binlerce kişinin itirazına rağmen paylaşarak hedeflediğiniz şey nedir? Kaç gündür sosyal medyada en az binlerce kişi bu oturma düzenini eleştirdikten sonra siz, bir de bunu paylaşmakla, toplumda başka bir şeyin yerleştirmeye çalışıyorsunuz?
- Aug 7, 202612x their median
🔴 Suriye devriminde talebeleriyle birlikte Esed rejimine karşı savaşan ‘Musa Hoca’ lakaplı Musa Olgaç: “Mekke anlaşmasıyla üç ülkeden birine saldırı olursa ortak savunmaya geçeceklerini söylüyorlar. Oysa İslam âlemine yıllardır saldırılar yapılıyor. Gazze yerle bir edildi. Buna rağmen hiçbiri kalkıp ortak bir savunma ortaya koymadı. Ne zaman kendi tağuti sistemlerine zarar gelecek olsa, ancak o zaman savunmaya geçiyorlar. Bu ne kadar doğru? Ne kadar adil?”
- Oct 2, 20269.7x their median
Feminizmin iyi tarafları olduğunu söylüyor. Mesela bu hoca hanım, bu durumda kadını kapitalizmin kölesi yapan feminizmin iyi taraflarını sıralarsa neleri söyler acaba. Ya da kendisi feminizmin iyi taraflarını tespit edebilmişse, 13 yaşından itibaren feminizme bulaşma tehlikesi yaşayan kızlarımız, kadınlarımız, feminizin iyi taraflarını, yanlış taraflarını ayırabilecekler mi? Feminizmin iyi tarafları var diyerek bu hoca hanım tüm kızlarımıza ve kadınlarımıza feminizm konusunda referans olmuş, bu haliyle feminizme yönelik tıkalı kanalları açmış olmuyor mu? Feminizmi son derece tehlikeli bir ideoloji olmaktan, en az kısmen faydalı bir teori konumuna çıkartmış olmuyor mu? Bu durumda bu hoca hanımın ifadesine göre feminizm, kısmen faydalı bir teori. O zaman bu hoca hanım bu teorinin faydalı yönlerini sıralaması gerekir. Bizim de kaçırdığımız bir şey varsa biz de feminizmin bu faydalı yönlerini öğrenmiş oluruz. Çünkü feminizmin iyi taraftarı var diyerek orada da faydalı bir şeyler olduğunu söylemiş oluyor. Peki 13 yaşından itibaren feminizm ile karşı karşıya olan kızlarımız, kadınlarımız, feminizmin ideolojisi ile tanıştıklarında iyi ya da kötü taraflarını ayırabilecekler mi? Yoksa bütünüyle feminizm girdabına düşmeyecekler mi? Bunun yerine genç kızlarımızı, kadınlarımızı feminizmden bütünüyle uzaklaştırmak, uzak tutmak daha iyi değil mi? Bu bakış açısıyla hareket edecek olursak yine hoca hanım her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir, hepsini çöpe atmayı uygun bulmuyorum diyor. Mesela ATEİZMİN, DEİZMİN iyi tarafları nelerdir veya SİYONİZMİN ne gibi iyi tarafları olabilir. Öyle ya her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir, hepsini çöpe atamayız dediğine göre buradan nasıl bir sonuç çıkartmalıyız Dünyaya Yahudilerin empoze ettiği, tüm dünyayı ve insanlığı sömüren ideolojiler olarak egzistansiyalizm, nihilizm, voluntarizm nominalizm vs gibi ideolojiler içlerinde ne gibi iyilikler barındırıyor acaba. Her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir derken gençlerimizi ve yetişkinlerimizi bu teorilerin çağlayanı altında tehlikelere atmış olmuyor muyuz? Gençlerimiz yetişkinlerimiz, bu teorileri bütünüyle öğrenen uzmanlar, hocalar kadar bu teorilerin iyi yönlerini kötü yönlerini ayırabilecekler mi? Bu ifadelerle gençlerimizi, kadınlarımızı, yetişkinlerimizi bu teorilerin riskli ortamına atmak tehlikeli olmaz mı? Bu bağlamda her teorinin iyi ya da kötü tarafı olacaksa yine Mesela, Hristiyanlığın, Yahudiliğin iyi tarafları nelerdir mesela. Allahu Teala şimdiye kadar var olan bütün inanç sistemlerini komple reddedip tarihin çöplüğüne atmadı mı? Ama bu hanımefendi çöpe atamayız diyor. Efendimiz SAV, Hz Ömer Efendimizin yahudilikle ilgili bilgiler edinmeye çalıştığını görünce bu teşebbüsünden dolayı onu azarlamadı mı? Halbuki Hz Ömer Efendimiz bu hoca hanımın değerlendirmesine göre Yahudilikte iyi olan tarafları öğrenme niyetiyle hareket etmiş olup Efendimiz SAV, Hz Ömer efendimizin Yahudilikte iyi olan tarafları öğrenmesine de karşı çıkmakla Hz Ömer Efendimize haksızlık(haşa) yapmış olamaz mı Bu hoca hanım çöpe atamayız diyor ama Efendimiz SAV, kendisinden sonra ikinci halife olan Hz Ömer Efendimizin yahudiliği öğrenme niyeti üzerine onu azarlıyor. Yani bu hoca hanımın ifadesine göre Efendimiz SAV, yahudiliği çöpe atıyor ama bu hoca hanım her teorinin iyi tarafları kötü tarafları vardır çöpe atamayız diyor. Şimdi bir Müslüman Bu durumda nasıl bir tutum almalıdır. Elbette doğrusu İslamın dışında tüm inanışlardan, tüm ideolojilerden uzak durmak gerekir. Allahu Teala ayeti kelimesi ile Allah katında din islamdır diyerek insanların kafalarını karıştıracak ideoloji, teori ya da inanç, ne olursa olsun tüm sistemleri batıl ilan etmiştir. Yahudilerin ürettiği ideolojilerden, iyi tarafları olan düşünceler çıkabilir mi hiç.
- Sep 21, 20268.5x their median
Medici ailesinin reklamına alet olmak Akit gazetesini düşmemeliydi. Zira Medici ailesi tapınakçı ve siyonistdi. Avrupa'yı Protestan ve Katolik şeklinde ikiye bölerek kanlı çatışmalarının önünü açan Rönesans Reform hareketlerinin en büyük mimarları Medicilerdi. Avrupa birbiriyle ile çatışmış bize ne diye düşünmeyin lütfen. Elbette biz Hristiyan değiliz ve Hristiyanlığın ikiye bölünmesi bizi çok fazla alakadar eden bir durum değildir. Bizi bir boyutuyla alakadar eder ama burada o tartışmaya girmemek için bu konuyu kısa kesiyorum. Ancak Rönesans Reform hareketleri ile ve daha sonra Fransız İhtilali ile güçlenen tapınakçılar Osmanlı İmparatorluğunu yıkacak dereceye bu süreçte erişmişlerdi. İşte Mediciler hem tapınakçı hem de siyonist idiler. Çok yazık! Önce Avrupa'nın kanlı bir şekilde birbiriyle çatıştırılmasına daha sonra devam eden süreçte de Osmanlı'nın yıkılmasına en büyük destekleri veren Medicilerin, bulunduğu şehirleri imar eden hayırsever kuruluş gibi tanıtılmasına keşke alet olmasaydınız. Bundan başka Murat Ülker'in dünyadaki birçok aileler içerisinden seçe seçe Medicileri tercih etmesini de bir kenara not etmek gerekir. Bu bağlamda Medicilerin, bulundukları şehirlere hizmet etme yalanları şöyle dursun bulundukları şehirleri ve ülkeleri kana bulayan ihtilallerin savaşların finansörleriydiler. Az önce söylediğim gibi sağlamış oldukları finansal desteklerle önce yaşadıkları şehirlerde daha sonra tüm Avrupa'da katoliklerin protestanların birbirlerini kesmelerine yol açacak mezhep savaşlarının en büyük mimarlarıydılar. Bunları söylemekle Katolik Protestan arasındaki savaş tartışmasına dahil olmak amacıyla ifade etmiyorum ama bulundukları şehirleri, ülkeleri nasıl kana buladıklarını ortaya koymaya çalışıyorum. İşte başta İtalya ve tüm Avrupa'yı nasıl böyle kana bulamışlarsa 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı topraklarını da kana bulayan ailelerden birisiydi Mediciler. Yani Avrupa'da başladıkları, Avrupa'yı birbiriyle çatıştırma türü kanlı fitne eylemlerine Osmanlı'da da devam ettiler ve Osmanlı'yı paramparça ederek yıkılışına en büyük desteklerden birini verdiler. Kısaca, Avrupa'yı kana bulayan Mediciler Osmanlı'nın da katilleriydiler Bunlar mı hayırsever aile? Murat Ülker seçe seçe bu aileyi mi buldu? Ya da Murat Ülker, bu aileyi neden seçti acaba? Dünyada tercih edilecek daha düzgün bir aile yok muydu?
- Oct 7, 20267.4x their median
Sosyal medyada yer alan bir kare üzerinden arka plandaki gençlerin oturma düzeni gerekçe gösterilerek Sayın Prof. Dr. Safi Arpaguş Bey’e yöneltilen eleştiriler hakkaniyetten uzak doğrusu. İslam fıkhında ve geleneğinde kadın-erkek hukukuna dair katı bir izolasyon uygulaması dinin aslî unsurlarından değildir. Kur’ân-ı Kerîm'de "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar..." (Tevbe 9/71) buyurulmakla meşru zeminlerde kadınlarla erkeklerin bir arada toplumsal sorumluluk alabileceği beyan edilmiştir. Sünnetteki uygulamalar da bunu doğrular. Sahabi hanımlar Mescid-i Nebevî’de ilim meclislerine katılmış, bizzat Hz. Peygamber’e gelip sorular sormuş ve kamu hayatında aktif rol almışlardır. Hz. Ömer devrinde pazar denetiminin ve daha başka idari görevlerin Şifa bint Abdillâh b. Abdişems el-Adeviyye el-Kureşiyye (ö. 20/641 civarı) isimli kadın sahabiye verilmesi gibi pek çok tarihi vesika İslam’da tesettür ölçüsünün hayâ ve meşru niyet çerçevesinde medeni bir iletişim hukukuna dayandığını ortaya koyar. Edebi, vakarı ve hayayı benimseyen gençlerin aynı ortamda bulunmasında dinen bir mahzur aramak şekilcilikten öteye geçmez. Kaldı ki bu çocuklarda edebe mugayir bir görüntü mü var? Üst düzey bir makamı temsil eden Sayın Başkan'ın, katıldığı bir programda arka plandaki oturma düzeniyle veya diğer teknik detaylarla meşgul olduğunu düşünmek de son derece yanlıştır. Ortada bir dikkatsizlik olduğu varsayılsa dahi zühul eseridir. Bu durumda İslam ahlakı, kardeşinin hatasını kamuya afişe edip itham etmeyi değil; usulünce, özelden ve yapıcı bir dille nasihatte bulunmayı gerektirir. Dostlar, bir fotoğraf karesi üzerinden niyet okumak yerine sergilenen birlik ve gençlik vizyonuna odaklanmak daha doğru olur.
- Aug 21, 20267.1x their median
Hani derler ya, neresini düzelteceksiniz. Bir kez tatile yüzmeye çıkmışlar, yüzerken, kadın erkek karışık yerde mi yüzmüşler, Müslümana has kıyafet giymişlerse de kıyafetin vücuda yapışmaması lazım buna dikkat etmişler mi? Tesettür mayo denilen tuhaf kıyafetler de vücuda yapışıyor çünkü. Yani altını çizerek söyleyelim: TESETTÜR DEĞİLLLL!!!! 3 tane kadın o mesafeye (90 kilometreyi geçiyorsa) mahremleriyle mi gitmişler. Zira mahremleri olmadan Müslüman bir kadın o kadar mesafeye gidemez. Ayrıca üzerlerindeki de tesettür değil. Çünkü tesettürün 3 şartından bir tanesi, kıyafetın, vücut hatlarını belli etmeyecek olmasıdır. Bunların tesettür diye giydiği şey bu şarta uymuyor. Yine bu bağlamda rengarenk, ışıl ışıl kıyafetler de bu tercihi tesettürden çıkartıyor. Ayrıca Müslüman bir kadın video çekip kendini bu şekilde kamuoyuna yaymaz. Öte yandan İskilipli Atıf Hocanın şapka yüzünden idam edilmesine rağmen bunlardan bir tanesi rahatlıkla şapka giyebiliyor. Hoş şapka takıp tesettür görünümlü tuhaf giyimli kişilikler o kadar çok arttı ki İskilipli Atıf Hocanın ne için mücadele ettiğini düşünen kim? Son olarak Hukuk fakültesinde, Tıp fakültesindelermiş. Aman ne büyük ayrıcalık. Sanki Hukuk fakültesinde, Tıp fakültesinde okuyan tek talebe bunlarmış gibi. Sizlerden binlercesi var. İlahiyat fakültesinde okumamış olmayı bir ayrıcalık sayarcasına çok güzel cevap vermiş olduklarını düşünüyorlar ve sevindirik oluyorlar İilayet Fakültesi de olabilirdi diyorlar ancak ilahiyat fakültesinde okumadıklarını göğüsleri gere gere söylemiş oluyorlar. Hoş, bu tiplerden ilahiyat fakültelerinde de bir sürü var da. Şimdi İslami hassasiyet temelli birkaç şey söyledim. Bunlar ya da bunun gibiler muhtemelen ayıplayacaklar ya da güleceklerdir. Hoş umurumda da değil tabii ki haddi zatında bunlar da umurumda değil. Benim derdim; bu tür tiplerin yaygınlaşıp alenileşmesi, son derece azalmış olan düzgün tesettüre dikkat eden kızlarımızın bu TİP ŞEKİLLERDEN etkilenecek olması. Ben buna çok üzülüyorum. Hani Necip Fazıl diyordu ya; "Ustada kalırsa bu öksüz yapı Onu sürdürmeyen çırak utansın" İskilipli Atıf Hoca başta olmak üzere bir sürü ulema mücadele etmiş, cezaevlerine atılmış, işkencelerden geçirilmiş, başını vermiş, şehit olmuş ama gelen nesil böyle. Şu tiplerin haline bakın. Çok yazık!
- Aug 28, 20266.9x their median
Biz, kadın, mahremini ortaya çıkaracak kıyafetler giymemeli dediğimizde kimi sevgi kelebeği görünümlü ırz düşmanı, röntgenci namussuzlar; Siz art niyetlisiniz Sizin aklınız fikriniz cinselliğe çalışıyor Siz öyle nereye bakıyorsunuz Biz orada bir kadın değil bir insan görüyoruz diye hayasızca yalanları sıralayabiliyorlar. Diyelim biz art niyetliyiz. Biz bu sevgi kelebekleri(!?) gibi orada insan değil kadın görüyoruz ve biz bundan dolayı kabahatliyiz farzedelim. Peki bu baba da mı kabahatli? Bu baba da mı orada insan göremiyor da kadın görüyor? Bu baba da mı art niyetli? Bu durum o kadar net ortaya çıkıyor ki bu ırz düşmanı, röntgenci namussuzlar kadını, daha fazla hayasızca seyredebilmek için doğruyu söyleyenlere, kırmızı görmüş boğa gibi burnundan solurcasına bu cümlelerle saldırabiliyorlar. Hedefleri, kadının daha fazla açılmasını sağlamak ve sokakta onları daha fazla röntgenlemek. Şimdi söyleyin lütfen! Kim daha merhametli? Kızının o kıyafetine itiraz eden baba mı daha merhametli yoksa siz orada ne görüyorsunuz, sizin aklınız nereye çalışıyor, siz art niyetlisiniz, biz orada kadın görmüyoruz, biz orada insan görüyoruz diyen bu ahlaksız yalancılar mı daha merhametli? Tabii ki şiddet uygulayarak ağır kelimeler kullanarak değil ancak artık bu şekilde konuşan ahlaksızlara gerekli cevapları verin lütfen. Toplum ne hale geldi! Babasının karşısında kıyafetinin normal olduğunu anlatmaya çalışıyor. Sadece bu olay değil, yüz binlerce Baba bu durumda. Kışkırtan kim, modernite. Modernitenin yandaşları kim? Siz orada insan görmüyorsunuz, siz orada kadını cinsel obje olarak görüyorsunuz, biz pekala orada bir insan görüyoruz diyen bu edepsiz yalancılar.
- Oct 3, 20266.6x their median
Burada açık bir çelişki yok mu? Neden mi bahsediyorum? Hoca hanımın kendisi, sadece tek bir ayetten hüküm çıkarılmaz diye vurgulu bir şekilde konuşuyor. Daha sonra yine kendisi, sadece tek bir olay olan Hz Yusuf AS kıssasından evli kadının zina teşebbüsünü yumuşatıcı bir tevil yapmış oluyor ki bu tevil doğru bir tevil değildir. Bu konuda ben yanlış mı düşünüyorum? Hoca hanımın bu tevilinden evli kadının zina teşebbüsü hafifletilmiş, masumlaştırılmış, yumuşatılmış olmuyor mu? Bu bağlamda bu ayetlerden asıl hedef Hz Yusuf AS'ın haramdan nasıl uzak durduğunu ve Züleyhanın, harama yani Hz Yusuf AS'a bakmakla ne kadar büyük hataya düşmek üzere olduğunu bize verir. Yoksa buradan evli kadının zina teşebbüsünü Kur'an-ı Kerim masumlaştırdı sonucu çıkmaz. Halbuki devamında da hoca hanım kendi tevilini temellendirmek için evli kadın olan Züleyha'nın, harama teşebbüsünü Kuran aşağılamıyor diye örnek veriyor. Halbuki İslam, evli zina yapanın cezasının ölüm olduğuna hükmetmekle, bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu bundan başka birçok yerde vurgulamış olmuyor mu? İşte burada da hoca hanım Kurandan tek bir ayetle hüküm çıkarılmaz diye kendi uyarısının tersine hareket etmiş olmuyor mu? Sadece bu kıssayla Kuran, bu fiili ayıplamadı diyerek evli kadının zina teşebbüsünü yumuşatmış olmuyor mu? Halbuki Kuran zinayı defalarca vurguluyor hatta evlinin zinasının daha şiddetli olduğunu üzerine basa basa söylüyor. Sadece bu kıssada söylenmemişse evli bir kadının zina teşebbüsü yumuşatılarak, masum gösterilerek aktarılabilir mi? Ki Hoca Hanımın söylediği bu görüş, Mustafa Sabri Efendi, Zahidül Kevseri gibi büyük Osmanlı Ulemasının küfrüne hükmettiği Musa Carullah denilen reformist kişiye aittir. Hoca hanım inşallah ağzından çıkan bu sözlerin inananı değildir. Zira Musa Carullah bu sözünde ve Cehennem ebedi değildir, Nüzulü İsa yoktur, kuzey bölgelerinde yatsı namazı kılınmaz vs gibi daha başka birçok sözünde Allahu Teala'ya iftirada bulunan ve zındıklığına hükmedilen bir kişidir. Az önce dediğimiz gibi İnşallah hoca hanım kendi söylediği bu kanaatlere inanmıyordur. Hoca hanım hakkında böyle temennide bulunuyoruz ama hoca hanım Diyanet İşleri Başkanlığının bile açıklama yaptığı kaldığı, Kuran Allah kelamı değildir diye Cenab-ı Hakka ve Efendimiz SAV'e iftira atan Mustafa Öztürke de hocam hitabında bulunup yazısını tavsiye etmişti. Hoca hanımın Musa carullah gibi Mustafa Öztürk gibi böyle reformistlerle ne tür bir yakınlığı olabilir ki. Ayrıca buradaki konu Hz Yusuf AS'ın sadaketi ve bir kadının harama bakma meselesi olduğu için Kur'an-ı Kerim sadece ona dikkat çekiyor, Züleyhayı ayıplama hususuna hiç girmiyor bile çünkü konu bu değildir. Buna örnek olarak mesela Ashab-ı Kehf kıssasını düşünün. Ashab-ı Kehf kıssasında geçen 7 kişiyi Roma imparatoru Diocletianus, sığındıkları mağaraya kapatıp, mağaranın önünü taşlarla tıkamak suretiyle onların orada açlık çeke çeke ölmesini hedeflemişti. Şimdi bu kıssanın peşinde Cenab-ı Hak, biz, Diocletianusu kahrettik onu helak ettik diye açıklama yapmıyor. Bu durumda biz Cenab-ı Hak Diocletianusa hiçbir ceza vermedi onu yaptığı ile baş başa bıraktı sonucunu çıkarmamız ne derece doğrudur. Ama kur'an-ı Kerim ayetine baktığınızda Ashab-ı Kehf kıssasında Diocletianusun azaba düçar olduğuna ilişkin açıklama yok, Şimdi biz Cenab-ı Hak Diocletianusu affetti diyebilir miyiz. Çünkü buradaki kıssa, Ashab-ı Kehfin o mağarada 300 yıl nasıl uyutulduğu meselesidir. Diocletianusun azaba düşürülmemesi gibi bir ifade yoksa Diocletianus Allah tarafından hiçbir şekilde cezalandırılmadığı sonucu çıkartılabilir mi? Tıpkı bu örnekte olduğu gibi Hz Yusuf AS, Züleyha kıssasında Allah Züleyhanın bu fiilini ayıplamadıysa bu fiil masumlaştırılabilir mi? Kuran ve ve Hadislerde zinanın ne kadar ağır bir suç olduğu ve belki de yüzlerce kez vurguladığı halde, üstelik bir de evlinin zinası bu tekil misalle ve asıl konusu ve vurgusu bu olmayan örnekle yumuşatılma sonucu çıkarılabilir mi?
- Sep 29, 20266.3x their median
Bize insan gibi yaşamanın onurunu gösteren yegane Nizam, İSLAM'dır. Şu zavallılıklara İSLAM'dan başka itiraz eden bir düzen var mıdır? Şeytanın, iman gibi bir nimeti elimizden almasına müsaade etmeye Ya Rabbi. https://t.co/ApWCzG0W4T
Ranked by total interactions across everything we have tracked for this account, which is a longer history than the 30-day window the rates above use. The multiple compares each post to this account's own median.
Buy or sell Twitter (X) accounts - escrow-protected
PlayerSells is an escrow marketplace for Twitter (X) accounts. Every deal is protected, with no middleman risk.
Reading these numbers
A typical post picks up 192 interactions against 336K followers, an engagement rate of 0.057%. Measured over 26 original posts, its engagement rate beats 62% of 20,444 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 11K times each, and 1.78% of those impressions turn into an interaction. That is about 3.21% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 1.4 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 77% of days. Most posts go out around 18:00 UTC, and Wednesday is the busiest day of the week. Of the 26 posts sampled, 96% carry an image or video and 15% link out. The account's strongest tracked post pulled 5.5K interactions, about 29x its own typical post.
- What is Ebubekir SOFUOĞLU's engagement rate on X?
- Ebubekir SOFUOĞLU (@Ebsofuoglu) has an engagement rate of 0.057%, based on the median interactions across 26 original posts from the last 30 days against 336,441 followers. Replies, reposts and quote-posts of other people are excluded from that sample.
- Is that a good engagement rate?
- At 0.057%, Ebubekir SOFUOĞLU sits above the 25th percentile of the 204,880 accounts in this comparison. Those comparison accounts are all large ones, because our scanning cadence is weighted towards big accounts, so this is a ranking among peers of similar scale rather than a ranking across X.
- Does @Ebsofuoglu have real engagement?
- Its engagement rate beats 62% of the tracked X accounts closest to it in follower count (20,444 accounts), which puts it in the middle of its size range group. Ranking inside a size band matters because engagement rate falls as accounts grow, so a raw rate would mostly re-measure the follower count. It is a starting point for a look at follower quality, not a verdict on it.
- When does @Ebsofuoglu post?
- Most posts go out around 18:00 UTC, and Wednesday is its busiest day, at roughly 1.37 posts per day across the measured window.