Ebubekir SOFUOĞLU engagement report
@Ebsofuoglu - 337K followers on X
Measured over 19 original posts from a 30-day window, last computed on September 3, 2026.
Engagement
A typical post picks up 257 interactions against 337K followers, an engagement rate of 0.076%. Measured over 19 original posts, its engagement rate beats 60% of 6,874 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 16K times each, and 1.59% of those impressions turn into an interaction. That is about 4.81% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 0.97 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 60% of days. Most posts go out around 08:00 UTC, and Wednesday is the busiest day of the week. Of the 19 posts sampled, 100% carry an image or video and 5% link out. The account's strongest tracked post pulled 2.2K interactions, about 8.7x its own typical post.
Measured over 19 original posts from a 30-day window, last computed on September 3, 2026.
Compared with accounts its own size
Ebubekir SOFUOĞLU's engagement rate beats 60% of the tracked X accounts closest to it in follower count (6,874 accounts, accounts of similar size (decile 8 of 10)). A percentile is spread evenly by construction, so 50 really is the middle of that group and 90 really is its top tenth.
On engagement per impression rather than per follower it beats 61% of the same group. When those two numbers disagree, the gap is about how far its posts travel rather than how people react to them.
Where this sits in the catalog
At 0.076%, Ebubekir SOFUOĞLU sits above the 25th percentile of the 66,258 accounts in this comparison. That places it in the below the median band, which runs 0.016% to 0.1%.
Show the percentile table
| Percentile | Engagement rate |
|---|---|
| 10th percentile | 0.002% |
| 25th percentile | 0.016% |
| 50th percentile | 0.1% |
| 75th percentile | 0.499% |
| 90th percentile | 2.09% |
| 99th percentile | 119.6% |
This ruler is the whole measured catalog, not a size-matched group: it shows where the raw rate falls across every account we can measure, all of which are large. For a like-for-like comparison, read the size-band percentile above instead. See how the bands are built
Posting timing
This account posts most often around 08:00 UTC, and Wednesday is its busiest day of the week. The bars below are the catalog-wide pattern, with this account's own busiest slot marked. They do not show how this account performs at each hour: we keep one aggregate per account, not one per hour, so that measurement does not exist in our data.
Show engagement by hour posted, utc as a table
| Hour (UTC) | Vs author median | Posts |
|---|---|---|
| 00:00 UTC | -1% | 89K |
| 01:00 UTC | -2% | 90K |
| 02:00 UTC | -3% | 88K |
| 03:00 UTC | -4% | 94K |
| 04:00 UTC | -5% | 76K |
| 05:00 UTC | -4% | 75K |
| 06:00 UTC | -5% | 86K |
| 07:00 UTC | -5% | 93K |
| 08:00 UTC | -4% | 108K |
| 09:00 UTC | -4% | 124K |
| 10:00 UTC | -3% | 129K |
| 11:00 UTC | -3% | 141K |
| 12:00 UTC | -3% | 154K |
| 13:00 UTC | -3% | 167K |
| 14:00 UTC | -4% | 173K |
| 15:00 UTC | -2% | 176K |
| 16:00 UTC | -3% | 171K |
| 17:00 UTC | -3% | 159K |
| 18:00 UTC | -2% | 149K |
| 19:00 UTC | -2% | 141K |
| 20:00 UTC | -1% | 131K |
| 21:00 UTC | 0% | 116K |
| 22:00 UTC | -2% | 100K |
| 23:00 UTC | -1% | 90K |
Show engagement by day of week as a table
| Day | Vs author median | Posts |
|---|---|---|
| Sunday | +5% | 393K |
| Monday | +1% | 483K |
| Tuesday | -2% | 520K |
| Wednesday | -3% | 472K |
| Thursday | -2% | 430K |
| Friday | -3% | 447K |
| Saturday | +2% | 393K |
Formats this account uses
Its own posting mix on the left, and what each of those formats does across every account we track on the right. Only formats where the effect clears our publish test appear here, so an empty row is a format we could not measure rather than one that does nothing.
| Format | This account | Catalog effect | 95% interval | Accounts behind it |
|---|---|---|---|---|
| Image or video | 100% of posts | +111% | +108% to +115% | 34K |
| Outbound link | 5% of posts | -41% | -42% to -40% | 32K |
| Typical length | - | +15% | +14% to +16% | 32K |
- 100% of this account's sampled posts carry an image or video. Across the catalog, posts with an image or video run 111% above the same accounts' other posts.
- 5% of its posts carry a link off X. Across the catalog, posts with an outbound link run 41% below the same accounts' other posts.
- Its average post runs 2448 characters, which falls in the over 280 characters band. Across the catalog, posts over 280 characters run 15% above the same accounts' other posts.
These are catalog-wide differences applied to this account's own posting mix, not a measurement of how each format performs for this account specifically. We keep one median per account, not one per format per account, so the second thing is not something this data can tell you.
Best tweets
- Aug 7, 20268.7x their median
🔴 Suriye devriminde talebeleriyle birlikte Esed rejimine karşı savaşan ‘Musa Hoca’ lakaplı Musa Olgaç: “Mekke anlaşmasıyla üç ülkeden birine saldırı olursa ortak savunmaya geçeceklerini söylüyorlar. Oysa İslam âlemine yıllardır saldırılar yapılıyor. Gazze yerle bir edildi. Buna rağmen hiçbiri kalkıp ortak bir savunma ortaya koymadı. Ne zaman kendi tağuti sistemlerine zarar gelecek olsa, ancak o zaman savunmaya geçiyorlar. Bu ne kadar doğru? Ne kadar adil?”
- Aug 21, 20265.4x their median
Hani derler ya, neresini düzelteceksiniz. Bir kez tatile yüzmeye çıkmışlar, yüzerken, kadın erkek karışık yerde mi yüzmüşler, Müslümana has kıyafet giymişlerse de kıyafetin vücuda yapışmaması lazım buna dikkat etmişler mi? Tesettür mayo denilen tuhaf kıyafetler de vücuda yapışıyor çünkü. Yani altını çizerek söyleyelim: TESETTÜR DEĞİLLLL!!!! 3 tane kadın o mesafeye (90 kilometreyi geçiyorsa) mahremleriyle mi gitmişler. Zira mahremleri olmadan Müslüman bir kadın o kadar mesafeye gidemez. Ayrıca üzerlerindeki de tesettür değil. Çünkü tesettürün 3 şartından bir tanesi, kıyafetın, vücut hatlarını belli etmeyecek olmasıdır. Bunların tesettür diye giydiği şey bu şarta uymuyor. Yine bu bağlamda rengarenk, ışıl ışıl kıyafetler de bu tercihi tesettürden çıkartıyor. Ayrıca Müslüman bir kadın video çekip kendini bu şekilde kamuoyuna yaymaz. Öte yandan İskilipli Atıf Hocanın şapka yüzünden idam edilmesine rağmen bunlardan bir tanesi rahatlıkla şapka giyebiliyor. Hoş şapka takıp tesettür görünümlü tuhaf giyimli kişilikler o kadar çok arttı ki İskilipli Atıf Hocanın ne için mücadele ettiğini düşünen kim? Son olarak Hukuk fakültesinde, Tıp fakültesindelermiş. Aman ne büyük ayrıcalık. Sanki Hukuk fakültesinde, Tıp fakültesinde okuyan tek talebe bunlarmış gibi. Sizlerden binlercesi var. İlahiyat fakültesinde okumamış olmayı bir ayrıcalık sayarcasına çok güzel cevap vermiş olduklarını düşünüyorlar ve sevindirik oluyorlar İilayet Fakültesi de olabilirdi diyorlar ancak ilahiyat fakültesinde okumadıklarını göğüsleri gere gere söylemiş oluyorlar. Hoş, bu tiplerden ilahiyat fakültelerinde de bir sürü var da. Şimdi İslami hassasiyet temelli birkaç şey söyledim. Bunlar ya da bunun gibiler muhtemelen ayıplayacaklar ya da güleceklerdir. Hoş umurumda da değil tabii ki haddi zatında bunlar da umurumda değil. Benim derdim; bu tür tiplerin yaygınlaşıp alenileşmesi, son derece azalmış olan düzgün tesettüre dikkat eden kızlarımızın bu TİP ŞEKİLLERDEN etkilenecek olması. Ben buna çok üzülüyorum. Hani Necip Fazıl diyordu ya; "Ustada kalırsa bu öksüz yapı Onu sürdürmeyen çırak utansın" İskilipli Atıf Hoca başta olmak üzere bir sürü ulema mücadele etmiş, cezaevlerine atılmış, işkencelerden geçirilmiş, başını vermiş, şehit olmuş ama gelen nesil böyle. Şu tiplerin haline bakın. Çok yazık!
- Aug 28, 20265.1x their median
Biz, kadın, mahremini ortaya çıkaracak kıyafetler giymemeli dediğimizde kimi sevgi kelebeği görünümlü ırz düşmanı, röntgenci namussuzlar; Siz art niyetlisiniz Sizin aklınız fikriniz cinselliğe çalışıyor Siz öyle nereye bakıyorsunuz Biz orada bir kadın değil bir insan görüyoruz diye hayasızca yalanları sıralayabiliyorlar. Diyelim biz art niyetliyiz. Biz bu sevgi kelebekleri(!?) gibi orada insan değil kadın görüyoruz ve biz bundan dolayı kabahatliyiz farzedelim. Peki bu baba da mı kabahatli? Bu baba da mı orada insan göremiyor da kadın görüyor? Bu baba da mı art niyetli? Bu durum o kadar net ortaya çıkıyor ki bu ırz düşmanı, röntgenci namussuzlar kadını, daha fazla hayasızca seyredebilmek için doğruyu söyleyenlere, kırmızı görmüş boğa gibi burnundan solurcasına bu cümlelerle saldırabiliyorlar. Hedefleri, kadının daha fazla açılmasını sağlamak ve sokakta onları daha fazla röntgenlemek. Şimdi söyleyin lütfen! Kim daha merhametli? Kızının o kıyafetine itiraz eden baba mı daha merhametli yoksa siz orada ne görüyorsunuz, sizin aklınız nereye çalışıyor, siz art niyetlisiniz, biz orada kadın görmüyoruz, biz orada insan görüyoruz diyen bu ahlaksız yalancılar mı daha merhametli? Tabii ki şiddet uygulayarak ağır kelimeler kullanarak değil ancak artık bu şekilde konuşan ahlaksızlara gerekli cevapları verin lütfen. Toplum ne hale geldi! Babasının karşısında kıyafetinin normal olduğunu anlatmaya çalışıyor. Sadece bu olay değil, yüz binlerce Baba bu durumda. Kışkırtan kim, modernite. Modernitenin yandaşları kim? Siz orada insan görmüyorsunuz, siz orada kadını cinsel obje olarak görüyorsunuz, biz pekala orada bir insan görüyoruz diyen bu edepsiz yalancılar.
- Jul 31, 20263.9x their median
Osmanlı'yı hiç sebep yokken Birinci Dünya Savaşı'na sokan, Sarıkamış Cephesinde tüm uyarılara rağmen 90.000 askerin şehit olmasından birinci derecede sorumlu ve diğer cephelerde de tüm uyarılara rağmen mağlubiyetin sorumlularının en başındaki kişi ENVERİN gerçek kökenini açıklamaya devam ediyoruz. Yüzbinlerce askerimiz (aksi yönde tüm uyarılara rağmen) bunların emriyle ŞEHİD ETTİRİLDİ. Vatan evlatları ve bu bağlamda birkaç kuşak nesil böyle böyle kırdırıldı.
- Aug 16, 20263.2x their median
KADINLAR KENDİLERİNİ KULLANILMIŞ HİSSEDİYORLARMIŞ. Ne kadar acı acı cümleler sıralanıyor. Sadece bu kadın değil birçok kadın, hayat arkadaşı kocasına, asli görevlerinden birisini yapan kadını bu şekilde tahrik etmiş oluyor. Erkekler de o zaman şöyle mi demeli: Bu kadın beni hiçbir zaman hatırlamıyor, görmüyor yok sayıyor ama ne zaman paraya ihtiyacı olursa beni o zaman hatırlıyor. Dolayısıyla beni cüzdan olarak görüyor. Benim paramı kullanıyor diye mi düşünmeli o zaman? Siz hayat müşterektir diye bir şey bilmiyor musunuz? Evlenirken kadın ve erkek biri diğerinin tüm ihtiyaçlarını ve bu bağlamda cinsel ihtiyaçlarını, öbürü de hayat arkadaşının maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılayacak diye söz veriyor, imza atıyor, taahhütte bulunuyor. Kadın ve erkek birbirlerine evlenirken demiş oluyor ki; evlilik kaynaklı tüm ihtiyaçların bundan sonra benim tarafımdan karşılanacaktır. Sen bir kadın olarak evlenirken imzanı at, taahhütte bulun, adamla ölene kadar evlilik akdi gerçekleştir, sonra adamın mahrem ihtiyaçları için yok bana iltifat etmedin yok beni değersiz hissettirdin yok bana benim ne kadar değerli olduğumu fark ettirmedin yok bana güzel sözler söylemedin yok bana hediye almadın yok başka erkeklerin karılarına yaptıklarını yapmadın yok beni cinsel obje olarak görüyorsun vs vs vs diye erkeğe aşılmaz çıtalar koy. Her gün yeni engeller çıkar. Adam iş yerinde uğraşsın, çırpınsın, didinsin, bu yetmez iş yerinden eve dönerken karısına hangi iltifatı, hangi sözü söyleyeceğini düşünsün. Çünkü aynı sözü söyleyemez aynı sözü söylerse kadın kendini değersiz hissedermiş. Her gün yeni bir söz bulmak zorunda. Senede 365, 10 senede 3650 kelime eder. Adam bunların hepsini bulmak zorunda. Her defasında yeni yeni iltifatlar, hediyeler, davranışlar geliştirmek zorunda yoksa kadın kendisini değersiz hissedermiş. İşte kadınımızı bu tür çıtalar koydurtarak erkeğiyle çatıştırıyorlar. Halbuki bir erkek evinin ihtiyaçlarını karşılamak için çırpınıyorsa, evini ihtiyaç içinde bırakmıyorsa o, karısına da evine de çocuklarına da asgari ilgiyi göstermiş olur. Daha fazla ilgi göstermiş olsa iyi olmaz mı, tabii ki iyi olur ama her defasında ortalıkta, sürekli yükseltilen ilgi çıtaları erkeği canından bezdiriyor. Eve dönerken erkek iş yerinde yaşadığı stresin aynısını yolda yaşayacak. Çünkü karısına dünden farklı ne söyleyecek? Bir gün, üç gün, beş gün, bir hafta, iki hafta, 1 ay, 3 ay, 5 ay öncesinden söylemediği hangi cümleleri söyleyecek, hangi davranışları kullanacak. Bunları düşünüp bulmak zorunda. Ama kadın eşine hiçbir şekilde iltifat etmeyecek. Bakın, biz bunu söylerken kadına da kocasına iltifat etmesi bağlamında çıta üstüne çıta koymuyoruz. Kocası kadına şu şekilde iltifat etmiyor, değer verdiğini göstermiyor derken karısı kocasına değer veriyor mu vermiyor mu diye soruyor musunuz? Her işten döndüğünde ya da her işe giderken kadın kocasına her gün yeni yeni iltifatlar yeni yeni davranışlar sergiliyor mu diye soruyor musunuz? Evin rızkını temin ediyorsun, Allah razı olsun, eline, emeğine sağlık türünden her Allahın günü ve her gününde de değişik değişik iltifatlarda kadın bulunuyor mu? Kadınlara bu tür iltifat çıtaları koyuluyor mu? Kadınların kocalarına göstermediği bu iltifat çıtaları erkeklerden neden bekleniyor? BAKIN BUNLARI REDDEDİYOR DEĞİLİM. Kadınlar ve erkekler birbirlerine elbette güzel davranmalılar ama bu mecburiyet haline getirilmemelidir. KADIN DA ERKEK DE EVLİLİK KAYNAKLI İŞLERİNİ YAPIYORSA KARŞILIKLI BİRBİRLERİNE İLTİFATLAR EDİYOR , DEĞER VERİYOR DEMEKTİR. Bunun üzerine lüzumsuz çıtalar koymak sadece çiftleri yorar, evlilikleri yıkar. Fakat ne yazık ki görüyoruz ki bu tür kişiler evlilikte çıta üstüne çıtalar koyarak kadınlarımızı, hayatına almış oldukları erkeklerden soğutuyorlar. Bunun devamında da sergilemiş oldukları soğuk davranışlarla da erkeği canından bezdiriyorlar ve o yuvanın dibine dinamit koymuş oluyorlar.
- Aug 30, 20262.5x their median
Bir kadının yıllar içindeki değişimini paylaştığı video tepki çekti. https://t.co/kBGaAUnTa9
- Aug 17, 20262.4x their median
Kızıl feministlerden başımızı kurtaramamışken şimdi karşımıza erkek düşmanı yeşil feministler çıktı. Saptırma üzerine saptırma yapıyor. Kadının sesinin haramlığı erkeğin günaha girmemesi algısı içinmiş. Halbuki bir kadın işveli cilveli konuşmadıkça, tesettüre aykırı giyinmedikçe erkek günaha girerse girsin. Bu İslamın da umrunda olmaz sizin de umurunuzda olmasın. Allah onun cezasını ahirette verir. Halbuki çarşaflı bacım, sen bunu bilmiyor musun. Burada da İslam kadını erkekten koruyor, erkeğe ayrıcalık sağlamıyor. Erkek de Allahın kulu. Sizin yaptığınız gibi erkeği de düşman saymıyor ama İslam, erkeğe harama bakma yasağı getiriyor. Harama bakma diyerek erkeği de haramdan korumuş oluyor. Ama bir kadın işveli cilveli konuşmasın, tesettürle hareket etsin diyerek de İslam bu kez kadını koruyor. Yani bu çarşaflı bacımızın söylediği gibi erkeğin keyfine göre hareket etmiyor. Her iki tarafı koruyor ama çarşaflı bacımızın ana temasına bakar mısınız? İslam tası tarağı toplamış, her şeyi bir kenara atmış erkeğin rahatı için kadını kısıtlamaya kalkışmış gibi bir muamelede bulunuyor İslama. Ne kadar ağır bir saptıırma. Allah katında bunun bir bedeli var. Kalplerinde hastalık bırakacak şekilde konuşmayın diye ayetini sen konuşuyorsun çarşaflı bacım. Demek ki kalplerinde hastalık olan kişiler var. Bu kalplerinde hastalık olan kişileri korumak olduğu gibi hastalık olan kişilerin kadına zarar vermesini korumak amaçlıdır. Bir kadın, işveli cilveli konuştuğunda tesettüre aykırı hareket ettiğinde karşısındaki bir erkek de bundan etkilendiğinde bu erkekten de kadın hoşlandığında kadın bu erkeğin yakınlaşma talebini reddetmediğinde ve sonuçta bu erkek hedefine ulaştıktan sonra kadını boş bir çuval gibi yüzüstü bıraktığında buradan erkek mi yoksa kadın mı zarar görmüş oluyor. İslam erkeği de korur evet ama bu kurallarla İslam, yabancı erkeklerin saldırılarından BİZZAT KADINI koruyor. Ya Rabbim ya Resulallah, mantığa bakar mısınız: Erkek yoldan çıkmasın diye kadına bir takım kurallar getiriliyormuş. (Bir an bunun öyle olduğunu farz edelim) Erkek yoldan çıkarsa kime zarar verir? Kadına zarar vermez mi, kadını kirlettikten sonra ortada bırakmaz mı? Burada erkek mi korunmuş oluyor kadın mı korunmuş oluyor? İslam her ikisini de koruyor. Bir de ne diyor: İslam erkeği korumak için kadına Kural getiriyormuş anlayışı varmış. Aman Allahım: Sadece kadına kural getirmiyor şunu kafanıza sokun artık. Harama bakmayın, namahrem kadına yaklaşmayın diyerek erkeğe de kural getiriyor. Bunlar, erkeğe de kural değil midir? Ayette, erkekler etkilenmesin demiyormuş, kalbinde hastalık bulunan kişiler etkilenmesin diyormuş. Kalbinde hastalık bulunanlar yine erkekler değil mi? Burada yine ayet kadına işveli cilveli konuşmayın demiş olmuyor mu? O zaman senin bakış açısına baktığımızda İslam, yine senin ifadenle erkeğin keyfi için kadının işveli cilveli konuşmasına mani olmuş olmuyor mu? Yani sorunu kadının işvesinde cilvesinde görmüş olmuyor mu? Nasıl bir mantığınız var böyle ya! Kimse sorunu kadının varlığında görmüyor? İşveli cilveli konuşmayın, çıplak gezinmeyin diyor. Tesettürlü hareket eden işveli cilveli hareket etmeyen hanımefendilere bir şey söyleyen var mı? Aman Allahım ya nasıl bir mantıkla karşı karşıyayız: İslam kadını başkasının nefsinden sorumlu tutmuyormuş, mantığa bakar mısınız! Ya video da okuduğun ayeti kerimede işveli cilveli konuşan kadın başkasının nefsini harekete geçirmiş olmuyor mu? Tesettüre aykırı giyinen kadın başkasının nefsini harekete geçirmiş olmuyor mu? Tesettür de vakar da bir erkeğin zaafına göre belirlenmiş kurallar değilmiş! Nasıl saptırıyor ya! Tam olarak erkeğin zaafına göre belirlenmiş kurallardır ve kadını yabancı erkeğin saldırılarından korumak içindir. O zaman gece yarısı tesettüre tamamıyla aykırı bir şekilde sokakta işveli clveli dolaşan kadının güvenliğini garanti edebilecek misin? Halbuki İslam, kadını bu şekilde hareket edildiğinde başına gelecek olanlardan koruyor.
- Jul 25, 20261.7x their median
Osmanlının nasıl yıkıldığı meselesi hala konuşulur ama kahir ekseriyet, gerçeğe aykırı bir şekilde batı tekniğini takip edemediği için yıkıldı diye tezviratta bulunulur. Onlara göre Osmanlı, batı teknolojisini almakta geciktiği hatta daha ileri giderek kasten almadığı şeklinde yıkıldı diye iftiralar sıralanır. 1699'da ilk defa Karlofça Antlaşması ile toprak kaybettikten sonra Osmanlı'nın kötü gidişatını durdurmak için batıdan mülhem yenilikler yapmak şeklinde bir anlayış ortaya çıktı. Buna göre batının tekniğini almaktan başka bir çıkış yoktu. Bu mantıkla iktidara gelen her ıslahatçı padişah ve devlet adamına batı tekniğini, fennini, tıbbını alması gerekir denildi. Bu çerçevede yani batı tekniği, fenni, tıbbını, almak için Lale Devri, Nizam-ı Cedid, Tanzimat, Islahat. Meşrutiyet diye özetlenebilecek bir sürü ıslahat dönemleri geçirildi. Ama batının tekniğini, fennini, tıbbını almamız gerekir denile denile denile denile hiçbir zaman batının tıbbı, tekniği, fennini KASDEN almadılar. Batının tıbbını, fennini, tekniğini alacağız diye diye diye diye Osmanlı'yı 3 kıtaya yayan 24 milyon km kare toprağa kavuşturan düzenini bozdular. Şu yukarıda saydığımız ıslahat dönemlerine teker teker bakarsanız hiçbirinde batı tekniğini transfer amaçlı yapılmış bir ıslahat göremeyeceksiniz. Fakat tamamında Osmanlı'nın kendisini süper güç yapan düzenini bozma yönlü adımlar atıldığını göreceksiniz. Buna ulaşmak hiç zor değil. Dilediğiniz Osmanlı Tarihi kitaplarına baktığınızda Osmanlı düzeninin aşama aşama aşama ıslahat yapıyoruz denile denile denile nasıl yıkıldığını, sisteminin nasıl bozulduğunu satır satır okuyabilirsiniz. Bu bağlamda, bu videoda Tanzimat döneminde batı tekniğini, tıbbını, fennini, alacağız diye diye Osmanlı'nın düzenini Tanzimat Döneminde nasıl bozduklarını Tanzimat Fermanının kendi metninden anlatmaya çalıştım. https://t.co/tIBNIMu2nz Daha detaylı değerlendirmeleri videoda görebilirsiniz.
- Jul 31, 20261.7x their median
Tarihin kaydettiği en adi, aşağılık, kanlı soykırımcı Cengiz'e hala CENGİZ HAN diyebilenlerin olmasını aklım bir türlü alamıyor. Bir soykırımcı katile nasıl HAN ifadesini yakıştırırsınız. O zaman Netanyahu'ya da bundan sonra Netanyahu Han deyin. Sizin hiç kırmızı çizginiz yok mu ya! Cengiz'in Netanyahu'dan ne farkı var? Mel'un Cengiz'in dünyayı kan gölüne çevirdiği o mazlumlar da mı aklınıza gelmiyor ve hala ona Cengizhan diyebiliyorsunuz. Gök Sultan Abdülhamit Han'a Ulu Hakan demeyi ağızlarına yakıştıramayanlar kanlı soykırımcı, aşağılık, melun katil Cengiz'e, Cengizhan diyebiliyorlar. Normal şartlarda birçok kişi bu melun katile Han ifadesini yakıştırmaz. Ama görsel yazılı kaynaklarda Cengizhan diye geçtiği için kafasının içindeki beynini çalıştırıp da buna nasıl Han diyebiliyorlar diye zerre kadar düşünmez. Tabii ki bu da toplumda kaç kişinin, insanların ne kadarının düşündüklerinin, kendi akıllarıyla hareket ettiklerinin acı bir göstergesi olarak kendini apaçık bir şekilde ortaya koyuyor. Çok değil belki de 50 yıl sonra tescilli soykırımcı katill Netanyahu'ya Netanyahu Han diyenler çıkarsa şaşırmayın. Toplumun bir kısmının beyinlerinin direksiyonu hala medyanın elinde olduğu için böyle acı sonuçları görmeye de ne yazık ki devam ederiz. Yazık ya!
- Jul 23, 20261.6x their median
Aklımızla, İslamla, muhatapları olan insanlarla, her şeyle alay ediyor ve giydiğinin tesettür olduğunu iddia ediyor. Giydiği, tesettürün TEK BİR şartını karşılıyor sadece. Bunu anlamayanlar kulaklarını iyice açıp kalın kafalarına tesettürün üç şartı olduğunu iyice soksunlar. Birinci şart; El, yüz, ayaklar hariç her taraf kapanmalı İkinci şart; Vücudun her tarafını kapatsa bile altını göstermemeli yani şeffaf olmamalı. Üçüncü şart: Vücut hatlarını belli etmemeli. Şimdi en basit ifade ile daha fazlası var ama biz en basitini söyleyelim. Bunun omuzları, kolları belli değil mi? Sonuçta bu giydiği, tesettür dediği şey vücut hatlarını belli etmiyor mu? Tesettürün üçüncü şartı vücut hatlarının şurasını ya da burasını belli etmeyecek demiyor, hiçbir tarafını belli etmeyecek diyor. Yani şöyle bir şey söylenebilir mi? El, yüz, ayaklar hariç vücudun her tarafını kapatıyor ama transparan bir kıyafet giyiyor. O zaman buna tesettür denilir mi? Nasıl buna tesettür denilemeyecekse, vücudun tek bir kısmına dahi yapışmış kıyafetlere de tesettür denilemez. Tesettür için bu 3 şartı bilmiyor olamaz. Buna rağmen gözümüzün içine baka baka tesettürlü olduğunu söylüyor aklımızla, insanlarla alay ediyor, Allahla alay ediyor. Öte yandan yüzündeki boya ile 100 metrekarelik bir ev boyanır desek evet abartılmış olur. Bu haliyle yüzünü boyamakla da insanda sahtecilik yapıyor. Kendisini gerçek görüntüsünden farklı gösteriyor. Bu da sahtecilik değil mi? Hadis-i Şerif'te giyinik çıplaklara Allah lanet etsin diyor. Vücudunu belli eden kıyafet giyinik çıplak anlamına gelmez mi? Eğer bu o anlama gelmiyorsa giyinik çıplak anlamına gelen şey nedir? Buna tesettür denilir mi? Yine başka bir açıdan daha, eğer bir erkek, gözüne çarptığı için değil beğendiği için kadına ikinci kez bakarsa bu da tesettür yerine geçmez. Çünkü erkeği kendisine baktırmış oluyor. Şu, ucuz ucuz, erkek de bakmasın canım söylemlerinin tesettürde bir karşılığının olmadığını öncelikle ifade edelim. Bir yerde bir gürültü oldum herkes bakmaz mı? Bakar Bir yerde olağanüstü bir aydınlık bir ışıklandırma oldu mu herkes bakmaz mı? Bakar Bir yerde bir hareket oldu mu herkes bakmaz mı? Bakar Yine bir yerde kadın ya da bir insan görüldüğünde ne geliyor diye insan bakmak mı? Bakar Bakınca da her tarafı değilse de kadının haram olan yerleri erkekler tarafından görülmez mi? Görülür. Elbette, tabii ki erkekler bakmasın. Erkeklerin bakması da KESİNKES haramdır. Ancak İslam, erkeğe bakma derken kadına da açma diyor. Yani kadın açsın erkek bakmasın diye tek yönlü bir emir İslam'da yok, fizik kurallarında da böyle bir şey yok. Sen açınca tekrar söylüyorum ama herkes bakar, harama baktırmış olmakla da erkek harama baktığı için suçlu sen de o harama baktırmakla Allah'ın örtün dediği yeri açmakla ya da vücuda yapışmış olması hasebiyle vücudun bir kısmını belli etmekle sonuç itibariyle baktırmış olmakla suçlusun. Ayrıca bu kadın ne yapıyor biliyor musunuz? Evdeki hanım hanımcık tesettürlü kızları yoldan çıkartıyor. Mesela Aleyna Tilki ya da onun gibileri evdeki tesettürlü kızları hiçbir şekilde etkileyemez. Evinde, yuvasında, hanım hanımcık oturan, meşguliyetleri neyse bunları yapan tesettürlü hanım kızlarımızı da böyle tipler üzerinden ayartarak bozmaya çalışıyorlar. Proje her türlü ilerliyor.
Ranked by total interactions across everything we have tracked for this account, which is a longer history than the 30-day window the rates above use. The multiple compares each post to this account's own median.
Buy or sell X accounts - escrow-protected
PlayerSells is an escrow marketplace for X accounts. Every deal is protected, with no middleman risk.
Reading these numbers
A typical post picks up 257 interactions against 337K followers, an engagement rate of 0.076%. Measured over 19 original posts, its engagement rate beats 60% of 6,874 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 16K times each, and 1.59% of those impressions turn into an interaction. That is about 4.81% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 0.97 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 60% of days. Most posts go out around 08:00 UTC, and Wednesday is the busiest day of the week. Of the 19 posts sampled, 100% carry an image or video and 5% link out. The account's strongest tracked post pulled 2.2K interactions, about 8.7x its own typical post.
- What is Ebubekir SOFUOĞLU's engagement rate on X?
- Ebubekir SOFUOĞLU (@Ebsofuoglu) has an engagement rate of 0.076%, based on the median interactions across 19 original posts from the last 30 days against 336,760 followers. Replies, reposts and quote-posts of other people are excluded from that sample.
- Is that a good engagement rate?
- At 0.076%, Ebubekir SOFUOĞLU sits above the 25th percentile of the 66,258 accounts in this comparison. Those comparison accounts are all large ones, because our scanning cadence is weighted towards big accounts, so this is a ranking among peers of similar scale rather than a ranking across X.
- Does @Ebsofuoglu have real engagement?
- Its engagement rate beats 60% of the tracked X accounts closest to it in follower count (6,874 accounts), which puts it in the middle of its size range group. Ranking inside a size band matters because engagement rate falls as accounts grow, so a raw rate would mostly re-measure the follower count. It is a starting point for a look at follower quality, not a verdict on it.
- When does @Ebsofuoglu post?
- Most posts go out around 08:00 UTC, and Wednesday is its busiest day, at roughly 0.97 posts per day across the measured window.