Back to @MustafaSentop's profile

Mustafa Şentop engagement report

@MustafaSentop - 724K followers on X

Measured over 21 original posts from a 30-day window, last computed on September 1, 2026.

Engagement

Middle of its size range
Per follower
0.016%
of 724K followers
Per impression
1.03%
11K views on a typical post
Reach
1.55%
of its followers see a post
Typical post
115
interactions (median)
Saved
0.054%
6 bookmarks on a typical post
Posting rate
1.43/day
active 60% of days
Peak time
08:00 UTC
Friday

A typical post picks up 115 interactions against 724K followers, an engagement rate of 0.016%. Measured over 21 original posts, its engagement rate beats 40% of 3,917 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 11K times each, and 1.03% of those impressions turn into an interaction. That is about 1.55% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 1.4 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 60% of days. Most posts go out around 08:00 UTC, and Friday is the busiest day of the week. Of the 21 posts sampled, 43% carry an image or video. The account's strongest tracked post pulled 3.1K interactions, about 27x its own typical post.

Measured over 21 original posts from a 30-day window, last computed on September 1, 2026. Recurring tag: #milletimizleçeyrekasır.

Compared with accounts its own size

Mustafa Şentop's engagement rate beats 40% of the tracked X accounts closest to it in follower count (3,917 accounts, accounts of similar size (decile 8 of 10)). A percentile is spread evenly by construction, so 50 really is the middle of that group and 90 really is its top tenth.

On engagement per impression rather than per follower it beats 53% of the same group. When those two numbers disagree, the gap is about how far its posts travel rather than how people react to them.

Where this sits in the catalog

At 0.016%, Mustafa Şentop sits above the 25th percentile of the 37,856 accounts in this comparison. That places it in the below the median band, which runs 0.012% to 0.081%.

p100.002%
p250.012%
p50 (median)0.081%
p750.439%
p902.10%
p99155.6%
Engagement rate as a share of followers, across the 37,856 accounts we have scanned enough to measure. The axis is logarithmic, because the top and bottom of this population are about 97,248 times apart and a linear axis would flatten everything below the median into a single point.
Show the percentile table
Engagement rate percentiles
PercentileEngagement rate
10th percentile0.002%
25th percentile0.012%
50th percentile0.081%
75th percentile0.439%
90th percentile2.10%
99th percentile155.6%

This ruler is the whole measured catalog, not a size-matched group: it shows where the raw rate falls across every account we can measure, all of which are large. For a like-for-like comparison, read the size-band percentile above instead. See how the bands are built

Posting timing

This account posts most often around 08:00 UTC, and Friday is its busiest day of the week. The bars below are the catalog-wide pattern, with this account's own busiest slot marked. They do not show how this account performs at each hour: we keep one aggregate per account, not one per hour, so that measurement does not exist in our data.

Engagement by hour posted, UTCTwenty-four bars, one per UTC hour. Each bar shows how posts published in that hour compare with their own authors' median engagement. Bars above the centre line ran higher than the median, bars below ran lower. A marker flags Busiest hour: 08:00 UTC.
0003060912151821
Above the authors' own mediansBelowScale: plus or minus 6%Busiest hour: 08:00 UTC
Show engagement by hour posted, utc as a table
Engagement by hour posted, UTC
Hour (UTC)Vs author medianPosts
00:00 UTC-1%53K
01:00 UTC-2%54K
02:00 UTC-3%52K
03:00 UTC-4%56K
04:00 UTC-6%45K
05:00 UTC-4%43K
06:00 UTC-4%50K
07:00 UTC-5%54K
08:00 UTC-4%63K
09:00 UTC-3%72K
10:00 UTC-2%75K
11:00 UTC-3%82K
12:00 UTC-2%90K
13:00 UTC-2%99K
14:00 UTC-3%102K
15:00 UTC-2%105K
16:00 UTC-4%103K
17:00 UTC-3%95K
18:00 UTC-1%89K
19:00 UTC-2%84K
20:00 UTC-1%78K
21:00 UTC-1%69K
22:00 UTC-2%60K
23:00 UTC-2%54K
Engagement by day of weekSeven bars, one per weekday, Sunday first. Each bar shows how posts published on that day compare with their own authors' median engagement. Bars above the centre line ran higher than the median, bars below ran lower. A marker flags Busiest day: Friday.
SunMonTueWedThuFriSat
Above the authors' own mediansBelowScale: plus or minus 5%Busiest day: Friday
Show engagement by day of week as a table
Engagement by day of week
DayVs author medianPosts
Sunday+5%239K
Monday0%303K
Tuesday-3%305K
Wednesday-1%259K
Thursday-2%251K
Friday-3%260K
Saturday+3%234K
See what moves engagement across the whole catalogWhat counts as a good engagement rate at this size

Best tweets

  • Jul 23, 202627x their median

    Bu fotoğraf babamın son doğum gününden… Meğer birlikte kutladığımız son doğum gününmüş. Şimdi bakınca her şey yarım kalmış gibi geliyor konuşacaklarımız, kurduğumuz hayaller, yapacağımız yolculuklar, senden öğreneceğim daha nice şey… Babalar seçilebilseydi, bin kere dünyaya gelsem bininde de seni seçerdim babam. Allahıma şükürler olsun ki senin evladın oldum, bu hayatta bana nasip olan en büyük şeref ve en büyük gurur oldu. Bana bıraktığın yalnızca güzel hatıralar değil adın, duruşun, mücadelen, merhametin ve ömrün boyunca dokunduğun insanlar… Her şey çok erken, çok ani ve çok yarım kaldı. Ama sana olan sevgim, gururum ve özlemim hiçbir zaman yarım kalmayacak. Rabbim seni rahmetiyle kuşatsın, mekanını cennet eylesin.Seni çok seviyorum baba. Senin evladın olmaktan daima gurur duyacağım.

    2.4K10253628283K viewsView on X
  • Aug 15, 202618x their median

    Kamuoyuna Duyuru https://t.co/mvM2bpgMwp

    1.5K28293136265K viewsView on X
  • Jul 18, 20267.2x their median

    Herkes onu Hilmi Hoca olarak tanıdı. Öğrencileri hocası, dostları yol arkadaşı, memleket cesur bir ilim ve fikir adamı olarak bildi. Ben ise bütün bunların ötesinde, onun evladı olmanın gururunu yaşadım. Babam on yaşında yetim kaldı. Taşranın imkansızlıkları içinden, kimsenin gölgesine sığınmadan okuyarak, çalışarak ve mücadele ederek çıktı. Yıllarını ilme, öğrencilerine ve memleketine adadı. Hiçbir yere tepeden inerek gelmedi. Her adımını emeğiyle attı. Tehdit edildi, önüne engeller çıkarıldı, akademik hayatında türlü baskılarla karşılaştı fakat hiçbir grubun veya çıkar ilişkisinin gölgesine girmedi. Kendisine ait bir sözü, fikri ve istikameti oldu. Doğru bildiğini söylemekten çekinmedi konuşması gereken yerde susmadı, söylenmesi gereken sözü yutmadı. Onun temel kaygısı devleti, milleti ve Türk gençliğiydi. Bu uğurda yalnız kalmayı da hedef gösterilmeyi de göze aldı. Çünkü onun için mesele bir makam, unvan veya şahsi hesap değil memleket meselesiydi. Babam, yetimliğin, yalnızlığın ve gurbette tutunmaya çalışmanın ne demek olduğunu çok iyi bildiği için dara düşenin halinden anlardı. Çağrıldığı yere yüksünmeden giderdi. Konferans, seminer, söyleşi… Kimseden ücret talep ettiğini duymadım. Onun derdi bildiğini anlatmak, gençlere ulaşmak ve memleketin meselelerine dair bir iz bırakmaktı. Ben de büyüdükçe babamın yalnızca bana ait bir baba olmadığını daha iyi anladım. Öğrencilerinin anlattıkları, dostlarının yazdıkları ve bugün onun için edilen dualar onun kaç insanın hayatına dokunduğunu gösteriyor. Kimi onda merhamet, kimi cesaret, kimi hocalık, kimi de zor zamanında uzanan bir el gördü. Ben ise hepsini bir arada gördüm. Bazen ona duyduğum hayranlığı açıkça ifade edemedim. Bazen güçlü duruşunun ardında ne kadar yorulan bir kalp bulunduğunu yeterince anlayamadım. İnsan, babasını hep güçlü zannediyor. Sanki o hiç yorulmaz, hiç incinmez, hiç hastalanmazmış gibi geliyor. Oysa bugün, yıllarca memleketin ve insanların derdine kulak veren o güzel insanın derdine derman bulması için Rabbime dua ediyoruz. Son günlerde ailece hayatımızın en zor imtihanlarından birini yaşıyoruz. Fakat babamın bütün ömrü boyunca gösterdiği mücadeleyi, en ağır zamanlarda dahi vazgeçmeyen iradesini biliyorum. Şimdi biz de onun yanında, aynı inanç ve sabırla bekliyoruz. Babam bize dürüstlüğün, çalışmanın, ilme sadakatin, memleket sevgisinin ve kimseye boyun eğmeden yaşamanın ne anlama geldiğini gösterdi. Ben, Hilmi Demir’in evladı olmaktan dün de gurur duydum, bugün de gurur duyuyorum ömrüm boyunca da gurur duyacağım. Rabbim, Şâfi ismi hürmetine babama acil ve kalıcı şifalar nasip etsin. Onu yeniden ailesine, öğrencilerine, dostlarına ve memleketine bağışlasın. Daha konuşacağımız çok mesele ve birlikte yürüyeceğimiz çok yol var babam. @ProfHilmiDemir

    5714918033297K viewsView on X
  • Aug 21, 20266.8x their median

    Netanyahu artık bir muhatap değil; hem Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hem Türkiye Mahkemelerinin soykırım suçundan aradığı bir sanıktır. Sanık sandalyesinden Türkiye’ye had bildirmeye kalkışması, hukuk ve ahlak namına ne varsa çiğnemiş bir zihniyetin son çırpınışıdır. Suriye’nin egemenliğine saldırıyı ‘mesaj’ diye takdim eden bu küstahlık elbette cevapsız kalmayacak; Gazze’de dökülen kanın hesabı, anladığı dilden, kendisinden ve şurekasından mutlaka sorulacaktır.

    64311302429K viewsView on X
  • Aug 11, 20263.5x their median

    11 Ağustos 1936… Sevilla’nın dışında, bir yol kenarında, elli bir yaşında bir noter kurşuna dizildi. Adı Blas Infante idi. Bugün Endülüs’ün resmî bayrağı olarak dalgalanan yeşil-beyaz bayrağın ve armasının fikir babası; modern Endülüs düşüncesinin en önemli isimlerinden biriydi. Vefatının 90. yılında kendisini rahmetle anıyorum. Blas Infante’nin hikâyesini ilginç kılan yalnızca bir bölgesel kimlik veya siyasî özerklik mücadelesi değildir. Onun asıl meselesi, Endülüs’ün kaybolmuş tarihî hafızasını yeniden bulmaktı. 1915’te yayımladığı Ideal Andaluz’da Endülüs’ün gerilemesini yalnızca iktisadî veya siyasî bir mesele olarak görmedi. Ona göre çok daha derinde bir kopuş yaşanmıştı: Endülüs, kendi tarihinden ve kendi medeniyet hafızasından koparılmıştı. Bu hafızanın zirvesinde ise el-Endelüs vardı. 1918’de Ronda’da Endülüs için yeşil-beyaz bayrağı ve armayı teklif etti. Yeşil ve beyaz, Endülüs’ün İslâmî geçmişine uzanan tarihî renklerdi. 1919 Kurtuba Manifestosu’nda ise daha ileri giderek Endülüs’ü bir “millet” olarak tarif etti. Fakat onun el-Endelüs’le kurduğu bağ yalnızca kitaplarda kalan entelektüel bir ilgi değildi. 1924’te, İspanya’nın Fas’la savaşmakta olduğu bir dönemde Fas’a geçti ve çöle doğru yol aldı. Aradığı yer Agmat idi. Çünkü orada, Sevilla’nın son Abbâdî hükümdarı ve büyük şair el-Mu‘temid ibn Abbâd, memleketinden sürgün edildikten sonra ölmüş ve toprağa verilmişti. Blas Infante, yüzlerce yıl sonra el-Mu‘temid’in mezarını arıyordu. Kabri bulduğunda büyük bir heyecan yaşadığı; mezarın çevresinde dolaştığı, toprağını öptüğü ve el-Mu‘temid için mersiye okuduğu anlatılır. Bu yolculuk etrafında daha sonra çok daha çarpıcı bir rivayet de ortaya çıktı: Blas Infante’nin 15 Eylül 1924’te, Morisko soyundan iki şahidin huzurunda şehâdet getirerek Müslüman olduğu ve Ahmed adını aldığı… Bu rivayet İslâm dünyasında ve Endülüs üzerine yazan bazı çevrelerde uzun zamandır aktarılmaktadır. Ancak tarihçilik bakımından ihtiyatı elden bırakmamak gerekir: Infante’nin Müslüman olduğuna ilişkin kesin bir birincil belge henüz ortaya konmuş değildir ve mesele araştırmacılar arasında tartışmalıdır. Fakat tartışmasız olan başka bir hakikat vardır: Agmat onun için sıradan bir tarih gezisi değildi. Altı asır önce sürgünde ölen Sevilla hükümdarının mezarında, kaybettiğine inandığı Endülüs’le yüzleşiyordu. Blas Infante, el-Endelüs’ü İspanya tarihinin dışında kalmış yabancı bir İslâm medeniyeti olarak görmüyordu. Tam tersine, Endülüs halkının kendi tarihî kimliğinin ve hafızasının asli bir parçası kabul ediyordu. Fas’tan dönüş yolunda dinlediği bir "nûbe" (nevbet), onu Endülüs musikisinin ve flamenkonun kökleri üzerinde de düşünmeye sevk etti. Flamenkonun derinliklerinde Arap-Endülüs ve Mağrip musikisinin izlerini aradı; Endülüs’ün sesinde kaybolmuş geçmişinin yankılarını duymaya çalıştı. Sonra İspanya İç Savaşı geldi. Blas Infante 1936’da evinden alındı. 10 Ağustos’u 11 Ağustos’a bağlayan gece Sevilla yakınlarında kurşuna dizildi. Hikâyenin en çarpıcı taraflarından biri ise ölümünden sonra yaşandı. Kurşuna dizilmesinden yaklaşık dört yıl sonra, 1940’ta hakkında verilen hükümde isnat edilen suçlardan biri, “Endülüsçü bir parti kurulması için propagandacılık” idi. Bir insan öldürüldükten dört yıl sonra, fikirleri mahkûm edilmeye devam ediyordu. Belki Blas Infante’nin hikâyesini tek cümlede şöyle anlatmak mümkündür: Bir halkın unutturulmuş tarihine yeniden bakmasını, kendi hafızasını hatırlamasını ve kendi adını yeniden söylemesini istedi. Bugün Endülüs’ün üzerinde onun yeşil-beyaz bayrağı dalgalanıyor. El-Endelüs ise hâlâ yalnızca Müslümanların değil; İspanya’nın, Avrupa’nın ve insanlığın müşterek tarihinin en büyük medeniyet tecrübelerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Vefatının 90. yılında Blas Infante’yi rahmetle anıyorum. Onun Endülüs’ünü Türkiye’de yıllar önce dikkatimize sunan merhum Akif Emre’yi de bu vesileyle rahmetle yâd ediyorum. Akif Emre, “Blas İnfante’nin Endülüsü”: https://t.co/yuJDGAOErF Endülüs tarihini daha geniş okumak isteyenler için: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Endülüs”, Mehmet Özdemir: https://t.co/1FYcHjGGUA

    305927428K viewsView on X
  • Aug 14, 20262.5x their median

    Bugün AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü. Çeyrek asır… Bir siyasî parti için uzun, bir milletin tarihi bakımından kısa sayılabilecek bir süre. Geride kalan 25 yıla baktığımızda Türkiye’nin her tarafında bu dönemin izlerini taşıyan büyük eserler görüyoruz: Yollar, köprüler, Marmaray, şehir hastaneleri, hızlı trenler, havalimanları, üniversiteler, enerji yatırımları, savunma sanayii ve millî teknoloji hamleleri… Bunların her biri önemlidir. Ancak kanaatimce AK Parti’nin Türkiye’ye yaptığı en büyük hizmet bunların da ötesindedir. AK Parti’nin en büyük eseri, Türkiye’nin kendisine ve kendi imkânlarına bakışını değiştirmiş olmasıdır. Türkiye uzun yıllar “yapamayız”, “bize müsaade etmezler”, “devlet böyle gelmiş böyle gider” anlayışıyla sınırlandırıldı. Seçimler yapılır, millet oyunu kullanırdı; fakat devlet ve siyaset hayatının istikameti her zaman sandıkta ortaya çıkan iradeyle belirlenmezdi. AK Parti döneminde esas değişen şey bu oldu. Millet, kendi iradesinin devlet hayatındaki karşılığını daha güçlü biçimde görmeye başladı. Devlet ile millet arasındaki mesafe azaldı. İnancı, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle kendisini ikinci planda hisseden geniş kesimlerin devletle ilişkisi değişti. Türkiye, başkalarının kendisi için çizdiği sınırları kabullenmek yerine kendi gücüne ve geleceğine güvenen bir ülke hâline geldi. Şüphesiz bu büyük değişimin merkezinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız siyaseti yalnızca seçim kazanmak ve iktidarda kalmak olarak görmedi. Milletimizin yıllar boyunca biriktirdiği talepleri, itirazları ve beklentileri güçlü bir siyasî iradeye dönüştürdü. Karşılaşılan güçlükler karşısında geri adım atmaması ve milletle kurduğu doğrudan bağı muhafaza etmesi bu çeyrek asrın temel belirleyicilerinden biri oldu. 15 Temmuz 2016 gecesi, millet ile lider arasındaki bu bağın ne anlama geldiğini bütün dünya gördü. Bu yolculukta bize de önemli sorumluluklar düştü. Milletvekilliğinden parti genel başkan yardımcılığı görevlerine, Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarından Anayasa Komisyonu Başkanlığına, TBMM Başkanvekilliğinden Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29. Başkanlığına kadar üstlendiğimiz vazifeleri milletimizin bize tevdi ettiği bir emanet ve sorumluluk olarak gördük. Türkiye’nin önemli anayasal dönüşümler yaşadığı bir dönemde sorumluluk üstlenmiş ve millet iradesinin tecelligâhı Gazi Meclisimize Başkanlık etmiş olmak benim için daima büyük bir şeref olarak kalacaktır. Elbette eksiklerimiz de, hatalarımız da oldu. İnsan eliyle yapılan hiçbir iş kusursuz değildir. Kanaatimce uzun yıllar iktidarda kalan siyasî hareketler bakımından en önemli tehlike çoğu zaman rakiplerinden değil, zaman içinde oluşan kendi alışkanlıklarından gelir. Bu sebeple kuruluş ruhu yalnızca geçmişe ait bir hatıra değildir. Kuruluş ruhu, her gün kendimizi, siyasetimizi ve milletle kurduğumuz ilişkiyi ölçmemiz gereken bir terazidir. Önümüzde tamamlanması gereken çok önemli işler de vardır. Türkiye bugün hâlâ 12 Eylül şartlarında hazırlanmış 1982 Anayasası ile yönetilmektedir. Vesayet düzeninin birçok unsuru geride bırakılmış olsa da o dönemin anayasal metni hâlen yürürlüktedir. Türkiye Yüzyılı'nda, millet iradesini esas alan, temel hak ve özgürlükleri güçlü biçimde güvence altına alan, sivil, demokratik ve geniş bir toplumsal mutabakata dayanan yeni bir anayasaya kavuşmak, önümüzde duran en önemli görevlerden biridir. Kuruluşundan bugüne bu davaya emek veren bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılanları rahmetle yâd ediyorum. Ve çeyrek asır boyunca iradesiyle, desteğiyle ve güveniyle bu siyasî hareketin esas gücü olan aziz milletimize teşekkür ediyorum. Bu hareket gücünü milletten aldı, meşruiyetini millet iradesinde buldu ve istikametini milletle beraber tayin etti. 25. yılda hatırlamamız gereken de budur; bundan sonra titizlikle korumamız gereken de. AK Parti’mizin 25. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.

    240410710K viewsView on X
  • Aug 4, 20262.4x their median

    Ömrünü vatan, millet ve istiklâl mefkûresine vakfetmiş; Çanakkale’den Türkistan bozkırlarına kadar mukaddesâtımız uğruna mücadele etmiş Harbiye Nâzırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa’yı, şehâdetinin 104. yıl dönümünde rahmetle ve saygıyla yâd ediyorum. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

    2302317313K viewsView on X
  • Aug 14, 20262.1x their median

    "Terörsüz Türkiye süreci, fiilen bitirilen bu meselenin hukuki çerçevede resmen ilanıdır." #MilletimizleÇeyrekAsır https://t.co/0OKQeMYbkR

    224230023K viewsView on X
  • Jul 24, 20262.0x their median

    Batı Trakya’daki varlığımızın ve millî kimliğimizin en cesur sesi Dr. Sadık Ahmet’i vefatının 31’inci yılında rahmet ve hürmetle anıyorum. O, “Türk” kelimesini söylediği için mahkûm edilmişti. Bugün aynı kelime, Batı Trakya’nın her köyünde, her cemaatinde yaşamaya devam ediyor. Aziz mirasını taşıyan soydaşlarımızın yanında olmayı Türkiye her şartta sürdürecektir.

    205177113K viewsView on X
  • Aug 24, 20261.9x their median

    "Medyundur o mâsuma bütün bir beşeriyyet, Yâ Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.” Bu gece, kendisine seslenildiğinde sadece başını çevirmeyip tüm vücuduyla dönecek kadar zarif... âlemlere rahmet Aziz Peygamberimizin’in dünyayı teşrifinin yıl dönümü. Salât ve selâm O’na. Mevlid-i Nebî mübarek olsun.

    1931911015K viewsView on X

Ranked by total interactions across everything we have tracked for this account, which is a longer history than the 30-day window the rates above use. The multiple compares each post to this account's own median.

Recurring topics

#milletimizleçeyrekasır

The most frequent hashtags in the sampled posts. They describe what this account writes about; they are not a performance signal, and the catalog-wide breakdown on the hub shows how little hashtag count moves.

Buy or sell X accounts - escrow-protected

PlayerSells is an escrow marketplace for X accounts. Every deal is protected, with no middleman risk.

Reading these numbers

A typical post picks up 115 interactions against 724K followers, an engagement rate of 0.016%. Measured over 21 original posts, its engagement rate beats 40% of 3,917 tracked accounts of a similar size, which puts it in the middle of its size range rather than at either end. Posts are seen about 11K times each, and 1.03% of those impressions turn into an interaction. That is about 1.55% of the follower count, which is the gap between an audience on paper and an audience in a timeline. Posting runs at about 1.4 post a day over the last 30 days, with activity on roughly 60% of days. Most posts go out around 08:00 UTC, and Friday is the busiest day of the week. Of the 21 posts sampled, 43% carry an image or video. The account's strongest tracked post pulled 3.1K interactions, about 27x its own typical post.

What is Mustafa Şentop's engagement rate on X?
Mustafa Şentop (@MustafaSentop) has an engagement rate of 0.016%, based on the median interactions across 21 original posts from the last 30 days against 724,059 followers. Replies, reposts and quote-posts of other people are excluded from that sample.
Is that a good engagement rate?
At 0.016%, Mustafa Şentop sits above the 25th percentile of the 37,856 accounts in this comparison. Those comparison accounts are all large ones, because our scanning cadence is weighted towards big accounts, so this is a ranking among peers of similar scale rather than a ranking across X.
Does @MustafaSentop have real engagement?
Its engagement rate beats 40% of the tracked X accounts closest to it in follower count (3,917 accounts), which puts it in the middle of its size range group. Ranking inside a size band matters because engagement rate falls as accounts grow, so a raw rate would mostly re-measure the follower count. It is a starting point for a look at follower quality, not a verdict on it.
When does @MustafaSentop post?
Most posts go out around 08:00 UTC, and Friday is its busiest day, at roughly 1.43 posts per day across the measured window.

Keep going